Herbert’in Oğlu JOLLY


           Herbert Hollanda da doğmuş büyümüş, eğitimli bir ailenin Akademisyen oğlu iken hayatının aşkı ile karşılaşır. Bir Türk kızı olan Deniz’e kalbini kaptırmıştır. Hayatında ki her şeyi Hollanda da bırakarak aşkının peşinden Türkiye’ye gelir. İşi, ailesi, dostları, memleketi, parası her şeyi geride kalmıştır. Sadece bir tek şeyi bırakamamıştır gelirken… Oğlum dediği dostu, arkadaşı sevimli köpeği JOLLY’i… Herbert için Jolly bir dosttan öte evladıdır.

           Türkiye’ye geldikten sonra eşi Deniz ve oğlu Jolly ile mutlu bir hayat kurarlar. Hayatında ki birçok eksiklik Herbert’i rahatsız etmiyordur, çünkü sevdiği değer verdiği herkes yanındadır.

           Herbert her sabah dostu Jolly ile yürüyüşe çıkar, bu sırada Jolly de ihtiyaçlarını karşılardı. Yine sıradan bir günde Herbert ile Jolly yürüyüşe çıkmıştı. Deniz ise evde kahvaltıyı hazırlıyordu, meraklanmaya başlamıştı çünkü Herbert ve Jolly gecikmişlerdi. Deniz bir cama bir kapıya bakıyordu.  Uzunca bir bekleyişten sonra kapı çaldı.  Deniz biraz sitemkar kapıyı açtı ama gördükleri karşısında hiç bir şey söyleyemedi… Herbert’in elbiseleri kan içindeydi, Jolly kucağındaydı ama çok hırçındı. Jolly’nin vücudundan kanlar damlıyordu, yaralanmıştı. Boğazına bir şey düğümlendi, yutkunamadı… Kısık bir sesle sadece ‘’ne oldu?’’ diye sorabildi… Jolly’e sokak köpekleri saldırmıştı. Kendisinden çok büyük beş köpeğin saldırısına uğrayan Jolly ölümden dönmüştü. Jolly’i kurtarmak ister iken Herbert de yaralanmıştı. Jolly şoktaydı.. kan kaybediyordu ama kimsenin yardım etmesine de müsahade etmiyordu. Onu banyoya koyabildiler. Ne yapacaklarını bilemiyorlardı. Yaşadıkları şehir küçük bir yerdi. Hayvan hastanesi ve ambulans bulmak mümkün değildi. Deniz bir umutla aile dostları olan Hekimi aramaya karar verdi. Biliyordu ki, arkadaşları Hekim çok yoğun çalışıyordu. Çaresizlik içinde telefonla yardım istedi. Kısa süre sonra Hekim arkadaşları Jolly’e ulaşmıştı. Ama Jolly hiç kimsenin yardımını kabul etmiyor, hayati tehlikesi devam ediyordu. Jolly hemen orada anesteziye alındı. Evin banyo su bir ameliyathaneye dönüştürüldü. Hızlı bir operasyonla yaralar temizlendi, kanamalar durduruldu ve pansumanları yapıldı, serum takıldı. Ameliyatı yapan Hekim operasyondan sonra WinPet Yara Koruyucu Korse yi Jolly’e giydirdi. Kısa bir süre sonra Jolly anesteziden uyandı. Hayati tehlikeyi atlatmıştı. Hırçınlığı kaybolmuş, sakinleşmişti. Sadece yaşadığı travma ve anestezi biraz yormuştu Jolly’i.  Gün boyu uyudu, o gün biraz moralsiz geçti. Evde herkes kötü durumdaydı. Yaşananlar kolay şeyler değildi. Ancak, ertesi gün yeni bir gün, yeni bir umuttu…

           Ertesi sabah, Jolly erkenden uyandı. Koşarak Herbert’in yanına gitti.  Herbert uyanıktı. Bütün gece uyku tutmamıştı Herbert’i… Bundan sonra yaşanacakları düşünmüş ve kaygılanmıştı… tahmin edebiliyordu neler olabileceğini... Jolly daha önce küçük bir operasyon geçirmiş, haftalarca iyileşememişti çünkü… günlerce depresyona girmiş, fırsat buldukça yarasıyla oynamış, dikişlerini açmış, klasik yöntemlerle yarası korunmaya çalışıldığında her seferinde kafasına takılan o şeyi red etmişti. Herbert günlerce Jolly’nin başında uykusuz geceler geçirmiş, nöbet tutmuş, onun iyileşmesini beklemişti. Bu sürede çalışamamıştı. Ekonomik olarak da zorlanmıştı. Aynı şeyleri yaşamaktan çok korkuyordu.

            Fakat, bu gün bir farklılık vardı. Jolly mutluydu… hatta eski heyecanlı Jolly’e göre daha sakin ve dingindi. Yaraları çok ağır olmasına rağmen çok da ilgilenmiyordu. Jolly her gün ki gibi dışarı çıkmak istiyordu. Herbert bir tuhaflık olduğunu düşündü ama durumdan memnundu. Jolly kapıdan çıkar çıkmaz olayın olduğu yere doğru koşmaya başladı. Herbert de arkasından… Kendisine saldıran köpekleri arıyordu. Ama kimsecikler yoktu. İhtiyaçlarını karşıladıktan sonra eve dönmeye karar verdiler. Eve geldiklerinde Deniz onları kapıda karşıladı. Korkmuştu! Tedirgindi… ‘’Neredesiniz’’ dedi. O da biliyordu daha önce yaşananları.. Herbert gülerek ‘’her şey yolunda’’ dedi. Bu günün diğer günlerden bir farkı yoktu… Jolly yaralarını sorun etmiyordu. Üzerindeki WinPet Yara Koruyucu Korse den hiç rahatsız olmuyordu. Hatta çok da sevmişti yeni elbisesini. Kahvaltıdan sonra yaraların pansumanını Herbert yaptı, antibiyotiğini verdi. Telefonla Hekim arkadaşlarına bilgi verdiler. Şaşkınlıklarını anlattılar. Hekim arkadaşları onlara WinPet Yara Koruyucu Korse nin sakinleştirici ve kendine güven duygusunu sağlayan özelliklerinden bahsetti. Büyük bir yenilik olduğunu ve artık bu sürecin çok daha kolay atlatıldığını anlattı. On gün sonra Jolly’nin yaralarını kontrol etmek ve dikişlerini almak için onları kliniğe davet etti. Herbert hala şaşkındı. Bu kadar hızlı bir iyileşme beklemiyordu. O gün her ihtimale karşı işe gitmedi. Ama her şey yolundaydı. On günün sonunda Jolly tamamen sağlığına kavuşmuştu. Hekim arkadaşları Jolly’i kliniğinde kontrol etti. Dikişlerini aldı, yaralar sorunsuz iyileşmişti. Herbert yaşananlar konusunda hala şaşkındı…(Olay ve Kahramanlar Gerçektir. Video İçin Lütfen Tıklayınız)