KISIRLAŞTIRMA OPERASYONLARI SONRASI BAKIM

Kedi ve köpeklerde kısırlaştırma operasyonları sıklıkla uygulanan ve sağlıklı bir yaşam sürmeleri için gerekli olan ameliyatlardır. Erkek hastalarda dişilere göre çok daha kolay ve yüzeysel bir operasyondur. Operasyon sonrası iyileşme süreci dişi hastalara göre çok daha rahattır ve daha az risk taşır.

Dişi hastalar da durum biraz daha farklıdır. Şayet Overohisteroktomie (yumurtalıklar ve rahimin birlikte alınması) operasyonu uygulanacak ise klasik yöntem tercih edilir. Bu yöntemde karın altı, (median hat) ya da sol-sağ açlık çukurluğundan açılan 2-3 cm lik operasyon bölgesinden karın boşluğuna girilir ve yumurtalıklar ile birlikte rahim alınır. Şayet, operasyonda sadece Ovaryumların (yumurtalıkların) alınması planlanıyor ise son yıllarda geliştirilen modern yöntemlerden olan laparoskopik cerrahi uygulanabilir. Bu yöntemde karın altından (median hat) açılan 4-5 mm lik kesiden içeriye ovaryum kancası ile girilir. Her iki yumurtalık ayrı ayrı ensizyon hattına getirilerek opere edilir. Deri ile kas dikişlerinin üst üste gelmemesine dikkat edilen bu yöntemde karın boşluğu açılmadığı için enfeksiyon riski yok denecek kadar azdır. Operasyon sonrası iyileşme süreci de genelde sorunsuz olur. Çoğu zaman ensizyon hattına dikiş atma gereği dahi duyulmaz. Ancak, her iki yöntemin de kendi içinde avantaj ve dezavantajları vardır.

Ancak, unutulmaması gereken; operasyonun küçük ya da büyük olmasından ziyade hastanın anestezi almasıdır. Bütün ameliyatlar, kendi içinde bir takım riskler taşır ve hasta için travmadır. Hasta sahibinin bilinçli olması hastanın operasyonu rahat geçirmesi ve sonrasında iyileşme sürecini daha rahat atlatması adına önemlidir.

Pet’lerin hisleri insanlara oranla çok daha güçlüdür. Sahibinin, huzursuzluğunu, endişesini, tedirginliğini hisseder ve kendisine yansıtır. Bu sebepten, sahibin rahat ve bilinçli olması operasyonun başarısına ve iyileşme sürecine doğrudan katkı sağlayacaktır.

Operasyon sonrasında hasta; ağrılar ve mide bulantıları ile anesteziden uyanacaktır. Kendini savunmasız, yorgun-bitkin, ürkek ve tedirgin hissedecektir. Bu gayet normaldir. Kedilerin bu durumu atlatmaları, köpeklere göre biraz daha uzundur. Köpekler genelde 24 saatin sonunda normal hayatlarına dönseler de kedilerde bu süre çoğu zaman 48 saate kadar uzamaktadır. Hastanın süreci daha rahat atlatması için, kendini güvende hissetmesi gerekir. Bu dönemde ilgisizlik kadar aşırı ilgi de hastayı rahatsız eder. Hasta, kendi haline bırakılmalı ve uzaktan gözlenmelidir. Hastanın bulunduğu ortamın loş ışıklı, oda ısısında ve havadar olması anestezinin olumsuz etkilerini azaltacaktır. Operasyon sonrasında hastanın hemen beslenmeye çalışılması doğru değildir. 6-12 saatte içinde yiyecek-içecek verilmesi kusma refleksini uyaracağı gibi bilincin yeterince açık olmaması sebebiyle gıdaların ve içeceklerin akciğerlere kaçma riskini de ortaya çıkartacaktır. 18-24 saatlik sürede kusmalar normal kabul edilir. 12 saatin sonun da hastaya günlük yiyeceğinin 1/3 ü verilebilir. İştahın açılmasına bağlı olarak beslenme kademeli olarak artırılabilir. 48 saatin sonun da, yeme-içmenin normale dönmesi beklenir. Şayet, 48 saat geçmesine rağmen hala iştah açılmamış ve hastada genel durum düzelmemişse, operasyona bağlı farklı sorunlar olduğu düşünülmeli ve hekim ile irtibata geçilmelidir.

Yara bölgesinin etrafında bir miktar şişkinlik ve morluk olması normaldir. Bu durum ilerleyen zamanda kaybolacaktır. Ancak yara hattından kan gelmesi, ilerleyen günlerde aşırı şişlik, ağrı ve akıntı normal kabul edilmez. Yaranın sürekli kuru olması beklenir ve istenir. Birçok hasta anesteziden uyandıktan sonra iç güdüsel olarak yarayı yalamak ve yara ile oynamak isteyecektir. Erkek hastalarda ve laparaskopik cerrahi ile kısırlaştırılan dişilerde bu durum çok sorun olmasa da klasik yöntem ile overohisteroktomie operasyonu yapılan hastalarda tedbir alınmalıdır. Bunun için halen yaygın olarak kullanılan yöntem Elizabet Yakalığı dır.

Ancak, ağır bir travma yaşayan ve kendini tedirgin, güvensiz, yorgun hisseden, yeterince beslenemeyen ve bu sebepten vücut direnci kırılmış hastaya bir de Elizabet Yakalığının stresini yaşatmak hastanın normal hayatına dönmesini ve mobilize olmasını zorlaştıracaktır. Hastanın Elizabet Yakalığına alışması ve normal hayatına dönmesi çoğu zaman 72 saati geçmektedir. Bu süreç hasta kadar hasta sahipleri içinde sıkıntılıdır.

Bu noktada kullanılacak en modern yöntem WinPet Yara Koruyucu Korse dir. WinPet hastanın yaraya ulaşarak zarar vermesini kati olarak önleyeceği gibi hastanın diğer ilkel yöntemlerde yaşadığı kadar da stres oluşturmayacaktır. WinPet kullanılan hastalar en geç 48 saat sonunda normal hayatlarına dönerler. Ancak, kedilerde bacakların kırılarak yürünmesi (Timsah Yürüyüşü) ya da yanal yürüme (Yengeç Yürüyüşü) normal kabul edilmelidir. Şayet 48 saatin sonunda, halen hastanın genel durumunun düzelmemesi, aşırı halsizlik, kusma, idrar yapamama, yorgunluk ve bitkinlik hali var ise bu durum, farklı komplikasyonların habercisi olabilir. Böyle hastalarda destekleyici tedavi gerekebilir. Uzun süre su içmeyen Pet’ler de böbrek fonksiyonları ile ilgili sorunların ortaya çıkacağı unutulmamalıdır. Bu durumda mutlaka ki, Hekim ile irtibat kurulmalı ve hasta kontrol ettirilmelidir.

Operasyon sonrası iyileşme sürecinde yaşanabilecek diğer bir sorun ise aşırı hareket ve zıplayıp-hoplamalara bağlı fıtıklaşma riskidir. WinPet Yara Koruyucu Korse klasik yöntemlerin dışında, operasyon bölgesini bir bandaj gibi de destekler. Bunun yanı sıra, özellikle kedilerde sağladığı sakinlik ve dinginlik ile hastanın aşırı hareketlerini önlemekte ve fıtıklaşma riskini de ortadan kaldırmaktadır.

Operasyon sonrasında, hekim tarafından verilen bir reçete ve beslenme protokolü vardır. Mümkün olduğunca bunun dışına çıkılmamalı ve hekim tavsiyesi dışında ilaç kullanılmamalıdır. Yine reçete edilen, antibiyotiklerin süresine ve dozuna özen gösterilmelidir. WinPet’in, medikal bir ürün olduğu ve Hekim tavsiyesi ile giydirilip-çıkartılması gerektiği unutulmamalıdır.

Yaranın günde birkaç kez uygun bir antiseptik yada antibiyotik solüsyon (tercihan Rifamisin etken maddeli) ilaçlar ile pansuman edilmesi, hem bölgesel enfeksiyon riskini önleyecek hem de yara iyileşme sürecinin takip edilmesini sağlayacaktır.

Operasyon sonrasında, yaranın yalanmasının dışında pansumanların aksatılması ve çevreyle temas etmesi sebebiyle enfekte olması da mümkündür. WinPet Yara Koruyucu Korse yarayı fiziki dış etkenlerden de koruyarak enfeksiyon riskini önleyecektir. Ancak, pansumanların düzenli yapılması kısa süreli iyileşme açısından önemlidir.

Herhangi bir komplikasyonun gelişmemesi durumunda, yara iyileşmesi 8-10 günde tamamlanır. Bu süre sonunda dikişler alınabilir. Fakat, dikişlerin alınmasından sonra da birkaç gün hastanın WinPet’i giymesi yarada skatrizan dokunun oluşmaması adına tavsiye edilir. İyileşme sürecinde, yaranın su ve sıvı temasından uzak tutulmasına özellikle dikkat edilmelidir.

Kısırlaştırılan PET’ler de hormonal dengenin değişmesi ve hareketlerin kısmen ağırlaşmasına bağlı olarak, hızlı bir kilo alma sürecinin başlayacağı ve bu durumun obezite ile sonlanacağı unutulmamalıdır. Bu sebepten, kısırlaştırılan Pet’lere kalori seviyeleri düşük kısırlaştırılmış kedi-köpek mamalarının verilmesi onların daha uzun ve sağlıklı bir hayat sürmeleri için önemlidir.

×