OPERASYONLAR VE YARALANMALAR SONRASI BAKIM

Kedi-köpekler hayatlarının belirli dönemlerinde kazalar ve yaralanmalar ile karşılaşırlar ya da bazı operasyonları geçirmek zorunda kalabilirler. Bu durumlar sonrasında hastanın eski yaşam konforuna kavuşabilmesi ve yaşadığı travmayı atlatması çoğu zaman zordur. Genelde operasyon başarılı geçse de; iyileşme sürecinde yaşanması muhtemel olumsuzluklar ve komplikasyonlar, hastanın bedeninde ve psikolojisinde kalıcı izler bırakabilir. Bazen de iyileşme sürecinde yaşanan olumsuzluklar ve komplikasyonlar sebebiyle hasta hayatını kaybedebilir. Bu sürecin; Hekim, Bakıcı ve Hasta üçgeninde iyi yönetilmesi;

  • Hastanın; eski sağlığına sorunsuz ve hızlı şekilde yeniden kavuşmasına,
  • Hasta sahibinin; kendisi için çok kıymetli olan ve hüznünü, sıkıntısını birebir hissettiği dostunun daha az sıkıntı çekerek ve daha az masraf ile süreci atlatmasına,
  • Operasyonu yapan hekimin; başarılı geçmiş bir operasyon sonrası sorunsuz ve hızlı şekilde hastasının sağlığına kavuşması sebebiyle başarısına, doğrudan katkı sağlayacaktır.

Öyle ki, çok başarılı geçmiş bir mide operasyonu sonrasında; hastanın dikişlerini açması, karın organlarının tekrar dışarı çıkması (evantre olması) yada kesi hattında fıtıklaşma, enfeksiyon gibi olumsuzluklar oluşması muhtemel komplikasyonlardandır. Bölgede bir apse odağının kalması veya çok büyük bir skatriks dokusuyla iyileşmesi yada iyileşemeyerek burada fistül oluşması, iyileşme sürecinin çok uzaması operasyonun ve hekimin başarısını gölgeleyecektir. Bu durum;

  • Hekim için; prestij ve müşteri kaybı,
  • Hasta sahibi için; uykusuz-yorgun ve stresli geceler ile maddi kayıp,
  • Hasta için ise; sağlığını ve yaşam konforunu, belki de hayatını kaybetme riskidir.

Son yıllarda geliştirilen modern yöntemler ve anestezi teknikleri ile artık çok daha pratik ve başarılı operasyonları yapmak mümkündür. Kesi hatlarının küçük olması da iyileşme sürecini hızlandırmaktadır. Postoperatif iyileşme sürecinde de yeni teknikler ve materyaller geliştirilmektedir. Bunlardan en önemlisi de WinPet’tir.

Ancak, unutulmaması gereken; operasyonun küçük ya da büyük olmasından ziyade hastanın anestezi almasıdır. Bütün ameliyatlar, kendi içinde bir takım riskler taşır ve hasta için travmadır. Hasta sahibinin bilinçli olması hastanın operasyonu rahat geçirmesi ve sonrasında iyileşme sürecini daha rahat atlatması adına önemlidir.

Pet’lerin hisleri insanlardan çok daha güçlüdür. Sahibinin, huzursuzluğunu, endişesini, tedirginliğini hisseder ve kendisine yansıtır. Bu sebepten, sahibin rahat ve bilinçli olması operasyonun başarısına ve iyileşme sürecine doğrudan katkı sağlayacaktır.

Aslında her şey, sıradan bir günle başlar. Evin yaramazı sizi acıkarak uyandırmıştır. Kalkıp yemeğini verdikten sonra balkondan almanız gerekenler için balkon kapısını açarsınız ve bir anlık dalgınlığınız ile küçük haylaz balkon korkuluklarına çıkmıştır. Siz onu dakikalarca evin içinde ararsınız ama bulamazsınız. O an balkon kapısını hatırlarsınız!!! Panik ile aşağıya baktığınızda durumu fark edersiniz. Artık çok geçtir.

Böyle bir kaza Kedi sahiplerinin başına her an gelebilir. Öncelikle, soğukkanlı olunmalıdır. Durum panikten ziyade, acil müdahale gerektirir. Hekiminize ulaştığınızda damar yolu açılacak, bir takım tetkikler yapılacak ve hasta müşahadeye alınacaktır. Yüksekten düşerek yaralanmalarda, her zaman; İç kanama, kemik ve kas dokuda travmalar ile fıtıklaşma (diyafram ve diğer organ fıtıkları) riski vardır. Tetkikler ve yapılan klinik muayeneler sonrasında hastanın acil operasyonuna karar verilebilir. Benzeri kazalar, köpeklerin başına da her an gelebilir. Bu tarz riskli durumlarda, hasta en az 24 saat müşahade altında tutulmalı ve Hekim kontrolünde gözlenmelidir.

Operasyon sonrasında hasta; ağrılar ve mide bulantıları ile anesteziden uyanacaktır. Kendini savunmasız, yorgun-bitkin, ürkek ve tedirgin hissedecektir. Bu gayet normaldir. Kedilerin bu durumu atlatmaları, köpeklere göre biraz daha uzundur. Köpekler genelde ağır bir travma yaşamamışlar ise 24 saatin sonunda normal hayatlarına dönerler. Kedilerde bu süre çoğu zaman 48 saate kadar uzamaktadır. Hastanın süreci daha rahat atlatması için, kendini güvende hissetmesi gerekir. Bu dönemde ilgisizlik kadar aşırı ilgi de hastayı rahatsız eder. Hasta, kendi haline bırakılmalı ve uzaktan gözlenmelidir. Hastanın bulunduğu ortamın loş ışıklı, oda ısısında ve havadar olması anestezinin olumsuz etkilerini azaltacaktır. Operasyon sonrasında hastanın hemen beslenmeye çalışılması doğru değildir. 6-12 saatte içinde yiyecek-içecek verilmesi kusma refleksini uyaracağı gibi bilincin yeterince açık olmaması sebebiyle gıdaların ve içeceklerin akciğerlere kaçma riskini de ortaya çıkartacaktır. 18-24 saatlik sürede kusmalar normal kabul edilir. 12 saatin sonun da hastaya günlük yiyeceğinin 1/3 ü verilebilir. İştahın açılmasına bağlı olarak beslenme kademeli olarak artırılabilir. Genelde, 48 saatin sonun da, yeme-içmenin normale dönmesi beklenir. Şayet, 48-72 saat geçmesine rağmen hala iştah açılmamış ve hastada genel durum düzelmemişse, operasyona bağlı farklı sorunlar olduğu düşünülmeli ve hekim ile irtibata geçilmelidir.

Yaralı bölgelerde ve operasyon hattı etrafında bir miktar şişkinlik ve morluk olması normaldir. Bu durum ilerleyen zamanda kaybolacaktır. Ancak yara hattından kan gelmesi, ilerleyen günlerde aşırı şişlik, ağrı ve akıntı normal kabul edilmez.

Birçok hasta anesteziden uyandıktan sonra iç güdüsel olarak yaralarını yalamak ve yara ile oynamak isteyecektir. Hastanın yaralarına ve operasyon hattına ulaşmasını önlemek için mutlaka tedbir alınmalıdır. Bunun için halen yaygın olarak kullanılan yöntem Elizabet Yakalığı dır.

Ancak, ağır bir travma yaşayan ve kendini tedirgin, güvensiz, yorgun hisseden, yeterince beslenemeyen ve bu sebepten vücut direnci kırılmış hastaya bir de Elizabet Yakalığının stresini yaşatmak hastanın normal hayatına dönmesini ve mobilize olmasını çok zorlaştıracaktır. Hastanın Elizabet Yakalığına alışması ve normal hayatına dönmesi çoğu zaman 72 saati geçmektedir. Bu süreç hasta kadar hasta sahipleri içinde sıkıntılıdır.

Bu noktada kullanılacak en modern yöntem WinPet dir. WinPet hastanın yaraya ulaşarak zarar vermesini kati olarak önleyeceği gibi hastanın diğer ilkel yöntemlerde yaşadığı oran da streste oluşturmayacaktır. WinPet kullanılan hastalar başka bir sorun yaşamıyorlar ise en geç 48 saat sonunda normal hayatlarına dönerler. Ancak, WinPet Gövde Aparatı kullanılan kedilerde bacakların kırılarak yürünmesi (Timsah Yürüyüşü) ya da yanal yürüme (Yengeç Yürüyüşü) normal kabul edilmelidir(Bkz. Video 3). Şayet 48-72 saatin sonunda, halen hastanın genel durumunun düzelmemesi, aşırı halsizlik, kusma, idrar yapamama, yorgunluk ve bitkinlik hali var ise bu durum, farklı komplikasyonların habercisi olabilir. Böyle hastalarda destekleyici tedavi gerekebilir. Uzun süre su içmeyen Pet’ler de böbrek fonksiyonları ile ilgili sorunların ortaya çıkacağı unutulmamalıdır. Bu durumda mutlaka, Hekim ile irtibat kurulmalı ve hasta kontrol ettirilmelidir.

İyileşme sürecinde yaşanabilecek diğer bir sorun ise aşırı hareket ve zıplayıp-hoplamalara bağlı operasyon bölgesinin fıtıklaşması yada vakanın nüksü riskidir.WinPet klasik yöntemlerin dışında, operasyon bölgesini bir bandaj gibi de destekler. Bunun yanı sıra, özellikle kedilerde sağladığı sakinlik ve dinginlik ile hastanın aşırı hareketlerini önlemekte ve bu tarz nüksleri de ortadan kaldırmaktadır (Bkz. Video 3)

Operasyon sonrasında, hekim tarafından verilen bir reçete ve beslenme protokolü vardır. Mümkün olduğunca bunun dışına çıkılmamalı ve hekim tavsiyesi dışında ilaç kullanılmamalıdır. Yine reçete edilen, antibiyotiklerin süresine ve dozuna özen gösterilmelidir. WinPet’in medikal bir ürün olduğu ve hekim tavsiyesi ile giydirilip-çıkartılması gerektiği unutulmamalıdır.

Yaraların ve ensizyon hattının günde birkaç kez uygun bir antiseptik yada antibiyotik ilaçlar ile pansuman edilmesi, hem bölgesel enfeksiyon riskini önleyecek hem de yara iyileşme sürecinin takip edilmesini sağlayacaktır.

Operasyonlar sonrasında, yaranın yalanmasının dışında pansumanların aksatılması ve çevreyle temas etmesi sebebiyle enfekte olması da mümkündür. WinPet yarayı fiziki dış etkenlerden koruyarak enfeksiyon riskini önleyecektir. Ancak, pansumanların düzenli yapılması kısa süreli iyileşme açısından önemlidir.

Herhangi bir komplikasyonun (enfeksiyon vb.) gelişmemesi durumunda; yumuşak dokulardaki yara iyileşmeleri kısa sürelerde tamamlanır. Ancak, kemik-kıkırdak doku ile tendolarda oluşabilecek hasarlar ve sinirsel tahribatların iyileşmesi uzun zaman alabileceği gibi kalıcı hasarlar da bırakabilir. Yumuşak dokulardaki operasyon dikişleri genelde 8-10 günün sonunda alınabilir. Fakat, dikişlerin alınmasından sonra ki birkaç gün hastanın WinPet’i giymesi, yaralarda skatrizan dokunun oluşmaması adına tavsiye edilir. İyileşme sürecinde, yaraların su ve sıvı temasından uzak tutulmasına özellikle dikkat edilmelidir.

×